DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 9°C
Yağışlı

Süt ve Süt Ürünlerini Tüketmek Deriyi mi Kalınlaştır?: Hilal Öztürk Yazdı

Hilal Öztürk
Hilal Öztürk gıda mühendisliği bölümünden mezun olup hali hazırda Endüstri Mühendisliği okumaktadır. Hilal Öztürk, gıda mühendisliği eğitimi boyunca daha çok gıda güvenliği, gıdada bulunan mikroorganizmalar ve fito-kimyasalların insan üzerindeki etkileri üzerine araştırmalar ve okumalar yaptı. Öztürk, yine bu konular başta olmak üzere gıdanın çeşitli alanlarıyla ilgili yazılarıyla sitemizde katkıda bulunmaktadır.
22.02.2021
A+
A-

Süt ve süt ürünlerini tüketmek deriyi mi kalınlaştır?

İnsanlar, pandemi dönemiyle beraber evde spor yapmaya ve diyet yapmaya başladı. Ancak, bu dönemde besinlerin tüketimi, yararları ve zararları hakkında da araştırmalar yapılmaya başlanmış ve spor yapan kişiler tarafından süt ürünleri kullanmanın deriyi kalınlaştırdığına dair yazılar kaleme alındığını gördüm.  Bu sebeple, bu yazımda bunun bilimsel kaynağı olmayan bir şehir efsanesi mi yoksa doğru mu olduğuna bakalım.

Deri:

Öncelikle, derinin ve vücut kompozisyonunun tanımını yaparak başlayalım. Deri, bazı hayvanların vücutlarını kaplayan en üst katman olup, altında olan kas ve organları koruyan epidermis (üst deri), dermis (alt deri) ve hipodermis (deri altı) olan üç doku tabaksından oluşan bir örtü sistemi organıdır [1]. Vücut kompozisyonu ise yağlı ve yağsız vücut dokuların (yani yağ, kemik, kas, diğer organik maddeler ve hücre dışı sıvılar) bir araya gelmesinden oluşmaktadır [2].

Yukarıdaki bilgilere göre, insanların deri kalınlaşması diye hipodermisi oluşturan yağ tabakasındaki yağ hücrelerinin büyümesi ve sayısının artmasından bahsedildiğini varsayabiliriz. Cinsiyet, kas yoğunluğu, fiziksel aktivite, hastalıklar, beslenme durumu ve genetik deri altı tabakasını etkileyen faktörler arasındadır.

Süt:

Süt ise, insan bebekleri de dahil olmak üzere genç memeliler için, mideye girmiş ve sindirilen ilk gıdadır ve çoğu durumda, dikkate değer bir süre için diyetin tek bileşeni olmaya devam etmektedir [3]. İnsan, inek, koyun, keçi, manda, kısrak, eşek, deve, balina ve ren geyiğinden süt üretilebilirken, tüketimleri ise kültürlere göre değişiklik göstermektedir. Besin öğeleri de yine sağım şekli, mevsim, hayvanın türü, beslenme koşulları gibi farklı birçok faktöre göre değişiklik göstermektedir. Sütün bileşenleri ise; su, süt proteinleri (kazein ve whey), süt yağı, karbonhidrat (laktoz), vitamin (A, D, E ve C vitaminleri, B vitaminlerinden olan B1, B2, niyasin/niasin ve folik asit), enzimler (laktaz, katalaz, peroksidaz, lipaz, fosfataz) ve mineralden (Kalsiyum, Fosfor, Demir, Çinko, Sodyum, Potasyum, Magnezyum) oluşan kompleks bir sıvıdır [4,5].

Süt, yarım yağlı veya tam yağlı tüketilmesinin yanı sıra sütten üretilen birtakım ürünlerde vardır ve bunlar; krema, peynir (tam yağlı veya yarım yağlı), yoğurt (LAB ile üretilen fermente ürün), kefir (LAB ile üretilen fermente ürün), tereyağı, ayran, labne, lor (peynir altı suyundan üretilir), çökelek (yağsız ayranın ısıtılmasıyla üretilir), dondurmadır.

Süt alerjisi veya laktoz intoleransı bulunan bireyler, süt ve süt içeren hiçbir ürünü tüketemezler. Bunun sebebi ise, bünyelerinde sütü sindirecek olan laktaz enzimi bulunmaması, üretilememesi veya çok az miktarda sentezlenmesi sebebiyle süt ürünlerini tükettikleri takdirde ürünü sindiremezler ve bünyelerinde hazımsızlık, şişkinlik ve gaz gibi semptomlar ortaya çıkabilir. Bu nedenle, bu bireyler, laktozsuz ürünler veya laktaz enzimini de içeren ürünleri tüketmeye yönelirler. Bu gruba ek olarak, sporcular da yarış öncesi süt ürünlerini tüketmeyi bırakırlar. Ancak, bu sporcular sadece süt ürünlerini değil aynı zamanda diğer farklı gıdaları da tüketmeyi bırakırlar. Bu sebeple, sporcuların beslenme rutinlerinin topluma endekslenmeye çalışılması doğru bir karar olamaz.

Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden Reyhan Nergiz Ünal ve Tanju Besler’in yayınında [6], yeterli ve dengeli beslenme için dört besin grubundan bahsedilir ve süt ve süt ürünleri bu grup içerisinde yer alır. Yine aynı kaynakta [6], USDA Besin Piramidi’nde yetişkin sağlıklı bir kişi için süt ve süt ürünleri grubundan günde 2 -3 porsiyon olarak söylenirken; Ulusal Süt ve Süt Ürünleri Konseyi’nin yayınladığı Beslenme Rehberi’nde 2-4 porsiyon ve Türkiye’ye Özgü Beslenme Rehberi’nde ise yetişkin kişilerin 2 porsiyon, çocuklar, ergenlik dönemindeki gençler, gebe ve emzikli kadınlarla menopoz sonrası kadınların 3-4 porsiyon tüketmeleri önerilmektedir. Bu sebep göz önüne alındığında, süt ve süt ürünleri hem temel besin grubunun içinde yer alması hem de özellikle kalsiyum, protein, fosfor ve diğer mikro besin içeriklerinin iskelet, kas ve nörolojik gelişimi destekleyebileceği çocukluk ve ergenlik dönemlerinde, tüm yaşam dönemleri boyunca yararlı besinler olarak önerilen bir besindir [7].  Ek olarak, probiyotik mikroorganizmalar tarafından fermente edilen süt ürünleri insan mikrobiyotasını geliştirerek bağışıklık sistemini uyardığı/canlandırdığı düşünülmektedir [8].

Sonuç

Bu ürünler içerdikleri besin değerleri açısından insan gelişiminde önemli bir yere sahiptir ve sadece çocukluk dönemi değil, yetişkinlikte de tüketilmesi gerekmektedir. Özellikle, fermente ürün olan kefir ve yoğurt, içerisinde probiyotikler bulunması sayesinde bağırsak mikrobiyotamız için yararlıdır. Ancak, hipodermis tabakasını kalınlaştırdıklarına dair bir kanıt bulunamamıştır. Her insanın besinlere karşı olan intoleransları farklı olduğu için beslenme şekli bireysel olarak değişiklik göstermektedir. Bu sebeple, bireysel beslenme şeklini topluma nüfuz ettirmeye çalışmak yanlıştır.

Kaynaklar

  1. Deri. (2021, Şubat 15). Retrieved Şubat 21, 2021. Erişim adresi: https://tr.wikipedia.org/wiki/Deri
  2. Koz, M. (2018). Vücut Kompozisyonu ve Egzersiz Performansı ile İlişkisi. Yayımlanmamış ders notları (68 sayfa, slayt). Ankara Üniversitesi, Ankara. Erişim adresi:https://acikders.ankara.edu.tr/pluginfile.php/2545/mod_resource/content/1/11.Hafta.pdf
  3. Varnam, A. ve Sutherland, J., P. (1994). Milk and Milk Products: Technology, chemistry and microbiology. UK. [Adobe Acrobat Reader sürümü] Erişim adresi: [https://books.google.com.tr/books?hl=tr&lr=&id=WorGTC1YjsIC&oi=fnd&pg=PP9&dq=s%C3%BCt+%C3%BCr%C3%BCnleri&ots=NTnLpwyY9i&sig=TmAi4HRS1WzzFlnURJbFpMzU7ds&redir_esc=y#v=onepage&q&f=false
  4. Duran, T. (2015, 9 Ekim). Süt Nedir?. [Blog yazısı]. Erişim adresi: https://www.foodelphi.com/tag/sut-nedir/
  5. Süt Nedir?. Erişim adresi: https://www.esk.gov.tr/tr/10904/Sut-nedir
  6. Ünal, R., N. ve Besler, T. (2008). Beslenmede Sütün Önemi. [Adobe Acrobat Reader sürümü]. Erişim adresi: http://sbu.saglik.gov.tr/ekutuphane/kitaplar/b%208.pdf
  7. Visioli, F. ve Strata, A. (2014). Milk, Dairy Products, and Their Functional Effects in Humans: A Narrative Review of Recent Evidence. Advances in Nutrition. doi:3945/an.113.005025

 

 

ETİKETLER: ,
YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

%d blogcu bunu beğendi: