DOLAR 5,7501
EURO 6,3645
ALTIN 275,7
BIST 101.144
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 19°C
Hafif Sağanak

Türkiye’nin İlk Ziraat Mühendisi Kimdir ve İlk Ziraat Mühendisliği Nerede Kurulmuştur?

25.05.2018
A+
A-

Dünyada ve Ülkemizde İlk Ziraat Mühendisleri

Dünyadaki ilk ziraat mühendisinin kim olduğunu bilebilmek güçtür. Fakat insanlık tarihini göz önüne alırsak çıkarımlarda bulunabiliriz. Bilindiği gibi iki yüz bin yıl önce kadar insanlığın tarihi Afrika kıtasında başladı ve modern insan elli bin yıl önce ortaya çıktı. Bu süreçte birçok zorluklarla başa çıkan insanoğlu tarımı, M.Ö 8000’lerde keşfetmiştir. Tarım yapıldığına dair ilk bulgular Mezopotamya’da keşfedilmiştir. Yani Mezopotamya’da yaşamış tarımcı topluluğun atalarını ilk ziraat mühendisleri olarak düşünebiliriz.

Türkiye’de tarım öğretiminin başlangıcı 1846 yılında İstanbul-Yeşilköy Ayamama Çiftliğinde kurulan ilk Tarım Yüksekokuludur, ancak bu yüksek okul çalışmalarını sadece iki yıl sürdürebilmiştir. Osmanlı’nın son dönemlerinde ki modernleşme ve reform hareketleri kendini ziraat eğitimi alanında da gösterdi ve ülkenin ziraat konusunda yetişmiş iş gücü ihtiyacını karşılamak uzere 1891 yılında Halkalı Yüksek Ziraat Okulu açılmıştır. Bu okul 1928 yılına kadar eğitim ve öğretimini sürdürerek ziraat mühendisi yetiştirmiştir. Aynı yıl bu okulun kapatılmasıyla meydana gelen boşluğu doldurmak amacıyla 1930 yılında Ankara Yüksek Ziraat Okulu açılmıştır. Alman Ziraat Fakülteleriyle aynı eğitim sistemini benimseyen bu okul daha mezun vermeden üç yıl sonra Yüksek Ziraat Enstitüsü’ne dönüştürülmüştür. Atatürk’ün direktifleriyle 2524 sayılı kanunla Cumhuriyet’in 10. Yılında kurulan ve 30 Ekim 1933 tarihinde öğretime açılan Yüksek Ziraat Enstitüsü fonksiyonel ve yapısal yönden Halkalı ve Ankara Yüksek Ziraat Okullarından çok farklı bir özellik taşımaktaydı. Yüksek Ziraat Enstitüsü’nün bünyesinde, Ziraat, Orman, Veteriner, Tabii İlimler ve Ziraat Sanatları Fakülteleri yer almıştır. 

1946 yılında çıkarılan 4936 sayılı yasa ile Türkiye üniversitelerine yeni bir yapı kazandırılarak ve özerklik verilerek İstanbul, İstanbul Teknik ve Ankara Üniversiteleri kurulmuştur. Yüksek Ziraat Enstitüsü ise 1948 yılına kadar öğretimine devam etmiş Ziraat ve Veteriner Fakülteleri Ankara Üniversitesine, Orman Fakültesi İstanbul Üniversitesine bağlanmıştır. Enstitü bünyesindeki Tabii İlimler Fakültesi Fen Fakültesi , Ziraat Sanatları Fakültesi ise Ziraat Fakültesi ile birleştirilmiştir.

1948 yılında yeni bir disiplinle Ankara Üniversitesi bünyesi içinde Türk yüksek öğretim hayatına katılan Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi ülke tarımının gelişmesine önemli katkılarda bulunmuş, Ziraat Yüksek Mühendislerinin ve bilim adamlarının yetiştirilmesinde önemli rol oynamıştır.

Türkiye’de kurulan ilk mesleki  kuruluş  “Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği”29 Nisan 1939 tarihinde Ankara’da kurulmuştur. İlk kadın ziraat yüksek mühendisimiz Nezahat Süer‘dir. 1933 yılında Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi’ne başlayan Nezahat Süer, 1937 yılında buradan mezun olmuş ve yüksek ziraat mühendisi olarak 34 yıl çeşitli illerde görev yapmıştır.

 

Ziraat Mühendisliği Nedir?

Ziraat mühendisliği, bitkisel ve hayvansal üretimin günümüz şartlarıyla daha verimli ve kaliteli hale getirilebilmesi işidir. Bunların yanı sıra tarımsal teknolojileri, toprak bilimini, biyometri, endüstri ve genetiği de kapsayan bir mühendislik dalıdır.

 

Ziraat Mühendislerinin Çalışma Alanları

Ziraat mühendisleri, devletin ya da özel şirketlerin fabrikalarında ve atölyelerinde çalışır. Kendi meslektaşlarıyla ve ilgili alanda çalışan diğer meslek gruplarıyla sürekli iletişim halindedir. Kendi tesislerini de kurabilirler. Üretim fabrikaları, tavukçuluk, besicilik, büyükbaş ve küçükbaş yetiştiriciliği üzerine çalışabilirler.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

%d blogcu bunu beğendi: