DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 32°C
Az Bulutlu
Kızılay Web Banner 320X100

Şeker Zehir midir? Hilal Öztürk Yazdı

Verification: f620c14aed060f2a
21.05.2020
A+
A-

Gıdalar Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar ve Merak Edilenler 17: Şeker Zehir midir? 

Şeker ile alakalı bir önceki yazımızda şeker türlerinden ve şekerin ne olduğundan bahsetmiştik. Tadı veya tüketiminden sonra seratonin beyinden serbest kalması sebebiyle insanlardaki iyilik halini arttırmaktadır. Bu sebeple, insanlar olarak şekeri, günlük diyetimizde kullanmaktayız. Ancak, her şeyde olduğu gibi şekerin fazlası da vücudumuz için zararlıdır. Özetle, şeker tüketiminin sağlık üzerindeki etkisi tartışmalı bir konu olmaya devam etmektedir. Bu yazımızın amacı, tartışmanın devam etmesini sağlayan kanıtları ve kanıt eksikliğini ve tartışmanın çözümlenmesinin neden önemli olduğunu göstermektir.

Şeker ve İnsan Sağlığı

Şeker tüketiminin sağlık üzerindeki etkisi tartışmalı bir konu olmaya devam etmektedir. Obezite oranları artmaya devam ettikçe, aşırı gıda tüketiminin altında yatan nedenin “gıda bağımlılığını” (FA) olduğu düşünülmektedir. Giderek daha popüler hale gelen bir teori ise, şekerin bağımlılık yaratan bir ajan olarak hareket etmesi ve uyuşturucu bağımlılığında görülenlere benzer nörobiyolojik değişiklikleri ortaya çıkarmasıdır.

Aşırı şeker tüketiminin hem doğrudan hem de dolaylı olarak kardiyovasküler hastalık (KVH) ve tip 2 diyabet (T2DM) gelişimini desteklediğini öne süren akla yatkın mekanizmalar ve araştırma kanıtları bulunmaktadır [1].

  • Şekerle tatlandırılmış içecekler (SSB), yapay tatlandırıcılı içecekler ve insanlar üzerindeki obezite, inme, tip 2 diyabet ve kardiyovasküler hastalıklar hakkında incelemeler;

Westwater M.L. ve arkadaşları yapılan çalışmada [2], şeker bağımlılığını destekleyen kanıtlar aranmıştır ve sonuç olarak; insanlarda şeker bağımlılığını destekleyen çok az kanıt bulunmuş ve hayvan literatüründen elde edilen bulgular, aşırı yeme gibi bağımlılık benzeri davranışların sadece şekere aralıklı erişim bağlamında ortaya çıktığını göstermiştir. Özetle, bu konuyu destekleyen kanıt eksikliği göz önünde alındığında, kişinin yeme bozuklukları ve obezite riskini artıran çok sayıda etkileşimli faktör göz önüne alındığında, kilo alımının birincil nedensel mekanizması olarak şeker bağımlılığının desteklenmesinin, bu koşulların karmaşıklığını yakalayamayan son derece dar bir görüşü temsil edebileceğini ve daha koordineli ve uygun yanıtları engellemek olduğu söylenmiştir.

Diğer bir taraftan Scharf R.J. ve arkadaşı tarafından şekerli içecekler ve çocuk sağlığı hakkında bir çalışma hazırlanmıştır [3] ve bu çalışmada özetle; sürekli artan miktarda kanıt, çocukluk çağındaki şekerli içecekler (SSB) tüketimini sağlıksızla ilişkilendirilmektedir. Sürekli artan miktarda kanıt, çocukluk çağındaki SSB tüketimini sağlıksız kilo alımına bağlamaktadır; bu kanıt, politika ve araştırmayı SSB tüketimini büyük ölçüde azaltmanın yollarını aramaya itmiştir. Başarılı obezite azaltma programları çok yönlü olacaktır ve hiçbir stratejinin tek başına çocukluk obezitesini önemli ölçüde azaltması olası değildir. Bununla birlikte, şekerle tatlandırılmış içecek alımı ve aşırı kilo alımı arasındaki ilişkiler göz önüne alındığında, erken çocukluk ve okul yıllarında tüketimi azaltmaya yönelik müdahaleler, yukarıda açıklanan tüm aralığı kapsar, sağlığı teşvik etmek için makul hedefler gibi görünmektedir. Ayrıca, dünya genelinde SSB alımı artıyor olabilir. SSB’lerin mevcudiyetini ve alımını azaltmaya yönelik sürekli çabalar, mevcut obezite salgınını ele almanın bir yolu olabilir. Genel olarak çalışmada, su tüketimi daha sağlıklı bir seçenek olarak şiddetle tavsiye edilmektedir.

Şekerle tatlandırılmış içecekler (SSB) ve yapay olarak tatlandırılmış alkolsüz içecekler hakkında yapılan başka çalışmalarda da [2,4,5,6,7], yukarıdaki örneğe ek olarak, SSB’lerin aşırı miktarlarda tüketilmesi, obezite, tip 2 diyabet, kardiyovasküler hastalık ve diş çürüğü için bir risk faktörü olduğu söylenmiştir. Çevresel müdahaleler, yani bireylerin içecek seçimi yaptıkları fiziksel veya sosyal çevreyi değiştiren müdahaleler, SSB tüketimini azaltılması gerektiği savunulmuştur. Ayrıca, yapay olarak tatlandırılmış alkolsüz içeceklerin tüketimi arttıkça, inme ve demans yaygınlığı ile birlikte bulgularının tekrarlanması ve altında yatan nedenlerin daha fazla araştırılması gerektiği söylenmiştir.

  • Şeker tüketimi ve diş çürükleri üzerindeki etkileri hakkında incelemeler;

Şekere bağlı beslenme uygulamalarının erken çocukluktan genç erişkinlikte spesifik bir diş çürümesiyle alakalı daha önce çalışma gerçekleştirilmemiştir. Bu sebeple, Peres M.A. ve arkadaşları tarafından bu tarz bir çalışma hazırlanmıştır. Bu çalışmada [8], şekere bağlı beslenme uygulamalarının 6-18 yaş arasındaki diş çürüklerini etkileyip etkilemediğini değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, yaşam boyunca şeker tüketimi ne kadar yüksek olursa, dişlerin çürümesinde de artık o kadar yüksek olduğu görülmüştür. Ek olarak, düşük şeker tüketimi bile florür kullanımına rağmen diş çürüğü ile ilişkili olduğu söylenmiştir.

  • Şekerin insanların ruh hali üzerindeki etkileri hakkında incelemeler;

Seratonin, rahatlamayı, mutluluk canlılık ve sakinleşmeyi sağlayan nöronlar arasında veya bir nöron ile başka tür hücre arasında iletişimi sağlayan kimyasaldır ve beyinde salgılanmaktadır. Ruhsal durumu etkilediği için mutluluk hormonu olarak bilinmektedir [9]. Ayrıca seratonin, karbonhidrat değeri yüksek besinler tüketildiği zaman ortaya çıkmaktadır (Örn. şeker ve makarna gibi yiyecekler tüketildiği zaman).  Ancak, yapılan karbonhidrat (CHO) tüketiminin ruh hali üzerindeki etkisi araştırmasında [10], karbonhidratların tüketimini takip eden herhangi bir zamanda ruh halinin herhangi bir yönü üzerinde olumlu bir etki göstermediği ve bununla birlikte, karbonhidrat tüketiminden sonraki ilk saat içinde plaseboya kıyasla daha yüksek yorgunluk seviyeleri ve daha az uyanıklık ile ilişkilisi olduğu gösterilmiştir.

Başka bir yapılan çalışmada ise [11], tatlı yiyecek veya içeceklerden alınan şeker alımının uzun süreli psikolojik sağlık üzerindeki olumsuz etkisini doğrulattığı ve daha düşük şeker alımının daha iyi psikolojik sağlık ile ilişkili olabileceğini söylenmiştir.

Ruh hali, öğrenme ve hatta yaşam kalitesi üzerindeki olumsuz etkileri hakkında kesin araştırmalar vardır. Daha da önemlisi, araştırmalar şeker, bal, akçaağaç şurubu, yüksek fruktozlu mısır şurubu ve pekmez gibi çok fazla tatlandırıcı ile dolu bir diyetin zihinsel refah üzerinde zararlı bir etkiye sahip olabileceğini göstermektedir. Bu etkiler arasında [12];

  • Depresyon ve şizofreni
  • Anksiyete
  • Bağımlılık
  • Öğrenme ve hatırlama kısımlarımızda problemler sayılabilir.

Sonuç

Şeker bir karbonhidrattır ve vücudumuz için gerekli olan enerji kaynaklarından biridir. Ayrıca şeker, vücudumuzda çok az sentezlenen ve hazır halde besinlerden alınması gereken bir maddedir. Şeker diye bahsedilen molekül grubunda; Glikoz (kan şekeri veya üzüm şekeri), Fruktoz (meyve şekeri) ve Galaktoz (süt şekeri) bulunmaktadır. Gıdalarda doğal olarak bulunan moleküllerdir.  Ayrıca, bu yazıda bahsettiğimiz şeker kaynakları sonradan şeker ilaveli veya yapay tatlandırıcılar içeren ürünlerdir, tabi ki, doğal şeker içeren ürünleri sağlığınız için tüketmelisiniz.

Şeker tüketimi anlık olarak insanlara mutluluk sağlasa da uzun süreli tüketimde vücudumuzda bıraktığı hasar gözler önündedir. Her ne kadar bazı araştırmalar şeker tüketiminin insan sağlığı üzerindeki etkileri hakkında yeterince kanıt bulunmadığını söylese de çoğumuz fiziksel sağlığımıza çok fazla şeker tüketiminin zararlı olduğunu biliyoruz. Ancak, bu demek değil ki şekeri hayatınızdan tamamen çıkartın veya şeker yerine tatlandırıcıları kullanmaya başlayın.

Peki bugünden itibaren ne yapabiliriz?

  • Enerji kaynağı olarak şekeri aldığımız besinlerin doğal besin olduğundan emin olun. Aromalı yoğurt tüketmek yerine, taze meyve veya sade doğal yoğurt tüketin ya da tatlı bir atıştırmalık istiyorsanız (çikolata, şeker gibi zararlı ürünler), bunları tüketmek yerine taze meyve yiyin.
  • Yapay tatlandırıcılardan ve diyet sodalar uzak durun. Yapay tatlandırıcıların insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri, normal tüketilecek olan şekerden daha fazladır.

 

 

 

 

Kaynaklar

  1. Stanhope KL (2015) Sugar consumption, metabolic disease and obesity: The state of the controversy https://www.tandfonline.com/doi/abs/10.3109/10408363.2015.1084990
  2. Westwater ML, Fletcher PC ve Ziauddeen H (2016) Sugar addiction: The state of the science https://link.springer.com/article/10.1007/s00394-016-1229-6
  3. Scharf RJ ve DeBoer MD (2016) Sugar-Sweetened Beverages and Children’s Health https://www.annualreviews.org/doi/abs/10.1146/annurev-publhealth-032315-021528
  4. Von Philipsborn P, Stratil JM, Burns J, Busert LK, Pfadenhauer L, Polus S, Holzapfel C, Hauner H veRehfuess E (2019) Environmental interventions to reduce the consumption of sugar-sweetened beverages and their effects on health https://www.cochranelibrary.com/cdsr/doi/10.1002/14651858.CD012292.pub2/abstract
  5. Pase MP, Himali JJ, Beiser AS, Aparicio HJ, Satizabal CL, Vasan RS, Seshadri S ve Jacques PF (2017) Sugar and Artificially Sweetened Beverages and the Risks of Incident Stroke and Dementia https://www.ahajournals.org/doi/full/10.1161/strokeaha.116.016027
  6. Falbe J, Thompson HR, Patel A ve Madnes KA (2019) Potentially addictive properties of sugar-sweetened beverages among adolescents https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S0195666318301740
  7. Bleich SN ve Vercammen KA (2018) The negative impact of sugar-sweetened beverages on children’s health: An update of the literature https://bmcobes.biomedcentral.com/articles/10.1186/s40608-017-0178-9
  8. Peres MA, Sheiham A, Liu P, Demarco FF, Silva AER, Assunção MC, Menezes AM, Barros FC ve Peres KG (2016) Sugar Consumption and Changes in Dental Caries from Childhood to Adolescence https://journals.sagepub.com/doi/abs/10.1177/0022034515625907
  9. Anonim (2018) Seratonin https://tr.wikipedia.org/wiki/Serotonin
  10. Mantantzis K, Schlaghecken F, Sünram-Lea S ve Maylor EA (2019) Sugar rush or sugar crash? A meta-analysis of carbohydrate effects on mood https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S0149763418309175
  11. Knüppel A, Shipley MJ, Llewelly CH ve Brunner EJ (2017) Sugar intake from sweet food and beverages, common mental disorder and depression: prospective findings from the Whitehall II study https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC5532289/
  12. Anonim. The Impact of Sugar on Mental Health http://everhealth.net/patient-education/the-impact-of-sugar-on-mental-health

 

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

%d blogcu bunu beğendi: