Yağlarla Tedavi

Yağlarla Tedavi

Yazı serimizde bugün yağlarla tedaviyi ele aldık lütfen bu yazı, daha önceki yazılar ve gelecekti bütün yazılar için editör notunu dikkate alınız.

Yağlarla Tedavi:

Karınca Yumurta Yağı: Özellikle İren bölgesinde eski zamanlardan beri Vücuttaki istenmeyen tüylerden kurtulmanın ağda, epilasyon, eldivenle tüy çekme, lazer teknikleri ve tüy dökücü kremlerin olmadığı dönemlerde kullanılan yönetem şimdilerde bitkisel bir alternatif olarak bilinmektedir.

Yılan Yağı: Güney Afrika bölgesindeki yılanlardan elde edilen bir yağdır. Saçların uzamasını sağlaması, kemik ağrılarına fayda sağlaması, kaş ve sakal çıkarması, kalbi koruması amacıyla kullanılmaktadır.

Birçok rahatsızlığa iyi gelen, bağışıklık sistemini güçlendiren, saç dökülmesini önleyen yılan yağının faydaları; Birçok kemik ağrısına iyi gelir, Yaraların iyileşmesini hızlandırır, Kalp sağlığını korur, Cilde iyi gelmesi yılan yağının faydaları arasındadır, Bağışıklık sistemini güçlendirir, Depresyona iyi gelir, Hipertansiyonu düşürücü etkisi vardır, Egzamaya iyi gelir,

Somon balığı yağı: Yüksek doymamış ya asitleri içeriğinden dolayı kanser, kolestrol ve kardiyovasküler hastalıklara iyi geldiği bilinmektedir.

Köpekbalığı karaciğer yağı: 18. yüzyıl sonlarından beri Iskandinavya’lı balıkçılar tarafından solunum yolları tahrişlerini iyileştirmek ve yavaş iyileşen yaralara karşı bir çare olarak kullanılmakta olan köpek karaciğer yağı derin ve soğuk denizlerde yaşayan köpek balıklarının karaciğerlerinden süzülerek elde edilmiştir. Bir köpek balığının karaciğeri, onun vücut ağırlığının yaklaşık %25 ‘ini oluşturur.Köpek balıkları 400 milyon yıldır hiçbir değişiklik geçirmemiş olup, yorulmazlar, devamlı hareket halindedirler, uyumazlar, hastalanmazlar, en önemlisi doğada bilinen tek kansere yakalanmayan canlılardır. Son 40 yıldır onun hakkında yapılan araştırmalar, bu yağın çok daha faydalı sonuçları olduğunu ortaya koydu. Köpek Balığı karaciğer Yağı’nın insan vücudu üzerindeki etkileri, çoğu İsveç’li bilim adamları tarafından yapılan klinik denemeler ile teyit edildi. Bu çalışmalara göre; bu yağın biyolojik etkisi içerdiği ve alkilgliserol’lar (AKG’s) olarak adlandırılan maddelerden kaynaklanıyordu. Bu bileşikler insan vücudunda bazı organlarda az bir miktarda üretilmekteydi. Bunlar; kemik iliği, karaciğer, dalak ve anne sütüydü. Ayrıca bu yağ; squalamine (anti-bakteriyel etki ve anti-inflamatuar etki ), Omega-3 grubu ve serbest yağ asitleri (EPA ve DHA) ile Vitamin A, Vitamin D,Vitamin E (Doğal), Demir, Çinko ve Bakır mineralleri de içermekteydi. Yapılan bu klinik çalışmalar sonucunda bu yağın aşağıdaki durumlarda faydalı olduğu ortaya çıkmıştır ve 40 yılı aşkın bir süredir yaygın olarak dünyanın bir çok yerinde kullanılmaktadır.

Editör Notu:

Bu seri boyunca yayınlacak her türlü bilgi doktorunuzun onayına tabi tutulması gerekmetedir. Bu yazı dizisi boyunca yazılacak herşeyin doktorların ve bilim adamlarının onayı olmadan uygulanması ölüm dahil birçok hastalığa sebep olacağını unutmayın.

Bir Cevap Yazın