DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 31°C
Parçalı Bulutlu
Kızılay Web Banner 320X100

Gıda Paylaşımı: Osman İnan Yazdı

Osman İnan
Kendimden kısaca biraz bahsedecek olursam, 2007 yılında Önder Çiftçi Projesinde staj yaptım, aynı yerde Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümünü 2008 yılında bitirip askere gidene kadar kaldım. 2009 ortalarında askerlik bitince Tarım Ekonomisi Bölümünde yüksek lisansa başladım. Aynı zamanda bir makine üretim şirketinde kalite bölümünde çalıştım ve ayrıca ailemin kendi arazilerinde 2011 yılı sonuna kadar tarım işiyle uğraştım. Bu tarihten 2014 yılı sonuna kadar Tarım ve Orman Bakanlığında uzman mühendis olarak çalıştım. AB ülkeleri ve Türkiye’de tarım ve kırsal kalkınmayla ilgili çalışmalar yaptım. Daha sonra 2016 yılı sonuna kadar kendi arazilerimde ceviz ve kavak yetiştiriciliği yaptım. O tarihten sonra kendi danışmanlık şirketimi kurup, gayrimenkul işine başladım. Bu dönemde yüksek lisansımı tamamladım. Tarım Ekonomisi Bölümünde doktora eğitimine başladım. Bunun yanında tarım işlerine devam etmekteyim. 2014 yılı sonundan beri de kamulaştırma, hukuk ve ceza davalarında bilirkişilik yapmaktayım. Tarım Ekonomisi Derneği, Zir. Müh. Odası ve Buğday derneğine üyeyim.
17.04.2020
A+
A-

TEMEL GIDA KAVRAMLARINA BİR BAKIŞ 5: GIDA PAYLAŞIMI

Gıdaya ulaşmak her birey için temel bir insan hakkıdır. Bu hakkı elde eden bireyler, yani gıda güvenliğini elde etmiş olanlar, ister yan komşusu ister başka ülkede yaşayan biri olsun bu hakka sahip olamayan her bireyin sorumluluğunu hissetmelidir. Bu konuda daha çok gelişmiş ülkelere sorumluluk düşmektedir1. Dünyada herkese yetecek kadar gıda vardır. Ancak insanlar arasında adil paylaşılmamaktadır2. Gıdanın herkesçe eşit paylaşılamaması yoksullukla ilişkilidir. Adil bir gıda paylaşımı için daha yoksul olanlara, temel gıdalara ulaşabilecekleri düzeyde satın alma gücü hedefleyen, alternatif ve tamamlayıcı tedbirler gereklidir3.

1990’lı yıllar ülkeleri, Dünya Bankası (WB), Uluslararası Para Fonu (MF) ve Dünya Ticaret Örgütünün (WTO) başını çektiği uluslararası kuramların, liberalleşme, özelleştirme ve yeniden düzenlemeye dayanan serbest pazar ekonomilerinin içine almıştır. Bu örgütler tarafından önerilen ve desteklenen yapısal değişim programları dünya üzerindeki birçok ülkedeki sosyal güvenlik ağlarını ortadan kalkmasına neden olmuş, orta sınıf hızla yoksullaşırken, zenginler daha fazla zengin olmuşlardır4.

Günümüzde uluslararası antlaşmaların etkileri devam etmektedir. Bunun yanında, çok uluslu şirketlerin dünyaya yayılmaları, ülkelerin içlerine daha çok nüfuz etmelerini pazar yapılarını buna göre oluşturmalarını getirmiştir. Bununda etkileri artık çok uluslu şirketler ülkelerin yasal düzenlemelerinde çalıştırdıkları insan sayıları ve pazar paylarıyla görmezden gelinememektedirler. Küçük üreticiler, yanlış destekleme politikalarıyla destekten yoksun bırakılmıştır. Böylece daha yüksek maliyetlerle üretim yapmaktadırlar ya da üretimden vazgeçmektedirler.

Gıda güvencesinin sağlanması amacıyla güçlü üretim politikaları, iç piyasada tarım ve gıda işletmelerinde verimliliği artırıcı ve maliyetleri düşürücü yatırımların yapılması için tarımda yatırım destekleri ile ürün bazlı destekler verilmelidir. Tarımsal AR-GE ile yayım hizmetlerine ağırlık verilmesi önemlidir5.

Küçük ölçekli tarımsal işletmeler tarafından gerçekleştirilen yerel üretim, gelişmekte olan ülkelerde, hane halkı düzeyinde gıda güvencesi ve gıda güvenliğini sağlamanın en iyi yolu olarak görülmelidir. Bu yapı gıdanın elde edilebilirliğini artırdığı gibi gelir ve istihdam da sağlamaktadır. Küçük ölçekli tarımsal faaliyetler, alternatif istihdam şekillerinin çok az olduğu gelişmekte olan ülkelerde belki de tek geçim şeklidir. Toprağın korunması, tarımsal üretimde verimin sağlanması ve tarım kesiminde çalışanların desteklenmesi ve bu amaçla sosyal güvenlik, sigorta, miras gibi uygulamaların geliştirilmesi hatta gerektiğinde gıda güvencesi ve gıda güvenliğini sağlamaya yönelik tedbirler de bu açıdan değerlendirilebilmektedir6.

 

1 REHBER E (2012). Dünya Gıda ve Açlık Sorunu. Food for thought: “four Ss with one F”: Security, safety, sovereignty, and shareability of food. British Food Journal. Vol. 114 (3), pp.353 – 371 (2012).

2 ODI (2004). Agriculture, Hunger and Food Security. Working Paper. Department for International Department (DFID) and Overseas Development Institute (ODI) (Steve Wiggins) UK.

3 REHBER E (2012). Dünya Gıda ve Açlık Sorunu. Food for thought: “four Ss with one F”: Security, safety, sovereignty, and shareability of food. British Food Journal. Vol. 114 (3), pp.353 – 371 (2012).

4 REHBER E (2012). Dünya Gıda ve Açlık Sorunu. Food for thought: “four Ss with one F”: Security, safety, sovereignty, and shareability of food. British Food Journal. Vol. 114 (3), pp.353 – 371 (2012).

5 EŞTÜRK Ö, ÖREN M N ve ALEMDAR T (2010). Küresel Ekonomik Krizin Türkiye’de Gıda Güvencesi Üzerine Etkileri. Türkiye IX. Tarım Ekonomisi Kongresi. Şanlıurfa. 2010.

6 TEKİR A T (2016). Gıda Hakkı. Yüksek Lisans Tezi. T.C. Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı Kamu Hukuku Bilim Dalı.

 

 

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

%d blogcu bunu beğendi: