DOLAR 5,7178
EURO 6,3224
ALTIN 276,4
BIST 100.339
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Sağanak Yağışlı

Türkiye’de Hayvancılık Sektörünün Genel Yapısı: Osman İnan Yazdı

Osman İnan
Kendimden kısaca biraz bahsedecek olursam, 2007 yılında Önder Çiftçi Projesinde staj yaptım, aynı yerde Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümünü 2008 yılında bitirip askere gidene kadar kaldım. 2009 ortalarında askerlik bitince Tarım Ekonomisi Bölümünde yüksek lisansa başladım. Aynı zamanda bir makine üretim şirketinde kalite bölümünde çalıştım ve ayrıca ailemin kendi arazilerinde 2011 yılı sonuna kadar tarım işiyle uğraştım. Bu tarihten 2014 yılı sonuna kadar Tarım ve Orman Bakanlığında uzman mühendis olarak çalıştım. AB ülkeleri ve Türkiye’de tarım ve kırsal kalkınmayla ilgili çalışmalar yaptım. Daha sonra 2016 yılı sonuna kadar kendi arazilerimde ceviz ve kavak yetiştiriciliği yaptım. O tarihten sonra kendi danışmanlık şirketimi kurup, gayrimenkul işine başladım. Bu dönemde yüksek lisansımı tamamladım. Tarım Ekonomisi Bölümünde doktora eğitimine başladım. Bunun yanında tarım işlerine devam etmekteyim. 2014 yılı sonundan beri de kamulaştırma, hukuk ve ceza davalarında bilirkişilik yapmaktayım. Tarım Ekonomisi Derneği, Zir. Müh. Odası ve Buğday derneğine üyeyim.

TÜRKİYE’DE KIRMIZI ET SEKTÖRÜ 2: TÜRKİYE’DE HAYVANCILIK SEKTÖRÜNÜN GENEL YAPISI

Hayvancılık, bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de artan nüfusun yeterli ve dengeli beslenmesinde ve birçok alanda endüstri hammaddesi olarak kullanılması açısından önemli bir yer tutmaktadır. Bununla birlikte hayvancılık sektörü diğer sektörlerden farklı olarak içinde birçok sektörü barındırması sebebiyle ülke ekonomisine katkı sağlamakla birlikte ülkenin sosyal sorunlarına da çözüm getirmektedir1.

Hayvancılık işletmelerinin % 46’sında 1-4, % 21.85′ inde 5-9, %57.76’sında 10-19, %1,5′ inde 20-49, %0.08’inde 50-99 arasında büyükbaş hayvan bulunmaktadır. İşletmelerin %18.15’inde küçükbaş hayvan sayısı 1-19, %15.17’sinde 20-49, %8.29’unda 50-99 bas arasında değişmekte olup, %4.59’unda da 100’ün üzerindedir. İşletmelerin %23′ ünde sığır, % 54′ ünde koyun ve keçi yetiştirilmektedir. Bu sayılar ekonomik üretim kapasitesinin çok altındadır2.

Türkiye’de hayvancılık farklı şekillerde yapılmaktadır. Birincisi köy tipi aile hayvancılığı olup, her aile de ortalama 1-2 hayvan bulunmaktadır. Bu tip hayvancılık hem aile tüketimine yönelik, hem de işletmede az da olsa gelir getirici bir faaliyet niteliğindedir. İkinci tip hayvan yetiştiriciliği, arazisi olmayıp dışarıda yevmiyeli olarak çalışan ve aile tüketimini sağlayacak 1-2 bas hayvan besleyen tarım isçilerinin faaliyetidir. Diğer yaygın bir işletme sekli de bitkisel üretim yanında hayvancılığın yan faaliyet olarak yapılmasıdır. Pazara yönelik üretim yapan ihtisaslaşmış işletmeler ile modern hayvancılık yapan işletmeler bunları izlemektedir3. Modern hayvancılık işletmelerinde kaba yemin önemli bir kısmı işletmede üretilmekte, yoğun yemin tamamı ise dışarıdan alınmaktadır. Türkiye tarım işletmelerinin yalnızca % 3’ünde yalnızca hayvancılık yapılmakta, geri kalan kısmında ise bitkisel üretimle hayvancılık birlikte yapılmaktadır4.

Türkiye’de hayvan yetiştiriciliği deyince akla ilk olarak sığır yetiştiriciliği gelmektedir. Bunun yanında küçükbaş yetiştiriciliğine de gerekli önem verilmelidir. Küçükbaş hayvan yetiştiriciliği et, süt ve süt ürünleri, yün ve deri üretimi açısından ülke ekonomisinde önemli yer tutmakta olup, halkımızın önemli bir geçim kaynağıdır. Köyden kente göçün önlenmesi, işsizlik ve ekonomik krizden çıkışa katkısı açısından da önemlidir. Kırsalda yaşayan halkımız için kolay bir iş alanı ve aynı zamanda ekonomik güvence olan koyunculuk oldukça eski hayvansal üretim alanıdır. Aynı şekilde sığır yetiştiriciliği de ülkemiz et ve süt ihtiyacının karşılanması açısından vazgeçilmez öneme sahiptir5.

Küçükbaş hayvan sayısının %93,44’ü Bitkisel ve hayvansal üretim yapan işletmelerde iken, %6,56’sı sadece hayvancılık yapan işletmelerdedir. Bitkisel üretim ve hayvansal üretim yapan işletmeler toplam büyükbaş hayvanların %95,95 ine sahip iken, %4,05’i sadece hayvancılık yapan işletmelerde bulunmaktadır6.

Son yıllarda kurulan büyük ölçekli modern hayvancılık işletmeleri genel durumu değiştirecek boyut ve nitelikte olmasına karşın entegrasyondaki sıkıntılar nedeniyle istenilen düzeye gelmekte, sıkıntılar yaşamaktadır. Hayvancılık sektöründeki küçük üreticiler, diğer birçok sektördeki küçük üreticiler gibi verimsizlik, ileri teknolojiye erişememe, pazardan kopukluk, örgütlenememe gibi sorunlar yaşamaktadır7.

Hayvancılık işletmelerinin küçük olması dünya ile yarışabilmenin önünde engeldir. Dünya hayvancılık sektörü, dünya tarımsal gayri safi hasılanın %40’ını oluşturarak 1,3 milyar insanın geçim kaynağını oluşturmaktadır. AB ülkelerinde hayvansal üretimin, tarımdaki payı %49’dur. AB’de 7,5 milyon tarım işletmesi mevcuttur, bunların içerisinden tarım işletmelerine düşen arazi payı, Türkiye’deki ortalamanın 3 katıdır. AB ülkelerindeki hayvancılık işletmelerinde, işletme başına 44 baş hayvan düşmektedir8.

Hayvansal üretimde kayıt dışılık önemli bir yer tutmaktadır. Esasen kayıt dışı et üretimine yol açan temel nokta; kırmızı etin evsel tüketimidir. Bu tüketimin kayıt altına alınması mevcut sistem ve teşvikler ile mümkün görünmemektedir9.

Kayıt dışılığı önlemek için çalışmalar yapılmaktadır. Büyükbaş hayvanlar TürkVet veri tabanına, küçükbaş hayvanlar Koyun ve Keçi Kayıt Sistemi (KKKS) veri tabanına kayıt edilmektedir. Büyükbaş hayvanların kayıt altına alınması çalışmalarına 2001 yılında Vetbis olarak başlanmış, 2006 yılından itibaren TürkVet yazılım sistemi devreye girmiştir. Küçükbaş hayvanlar için kayıt altına alma çalışmaları 2010 yılında başlamıştır10.

Türkiye Et sanayini etkileye önemli gelişmelerde yaşanmaktadır. Et sanayini yönlendiren en önemli güçlerden birisi dünya ile birlikte değişen gıda talebidir. Tüketicilerin gıda talebi; sağlıklı beslenme isteği ile birlikte, hazırlanması ve pişirilmesi kolay ürünlere doğru kaymaktadır. Tüketici taleplerinde meydana gelen bu gelişmeler, et sanayini de olumlu yönde etkilemektedir11.

Osman İnan

osmaninan1985@gmail.com

16.05.2019

1 2009 Yılı Kırmızı Et Sektör Değerlendirme Raporu.

2 Vural H, Fidan H (2007). Türkiye’de Hayvansal Üretim ve Hayvancılık İşletmelerinin Özellikleri. Tarım Ekonomisi Dergisi. 13(2) : 49 – 59.

3 Talim M, Saner G (1995). Türkiye’de Hayvancılık İşletmelerinin Yapısal Durumu ve Sorunları. Türkiye Hayvancılığının Yapısal ve Ekonomik Sorunları Sempozyumu. İzmir 27-29 Eylül 1995, TC. Ziraat Bankası Kültür Yayınları No:27.

4 Vural H, Fidan H (2007). Türkiye’de Hayvansal Üretim ve Hayvancılık İşletmelerinin Özellikleri. Tarım Ekonomisi Dergisi. 13(2) : 49 – 59.

5 Arık M (2010). Kırmızı Et Üretimi ve Tüketimi. www.infovetdergi.com.

6 Demirkol C (2007). Türkiye’de Kırmızı Et Sektörünün Sanayici ve Tüketici Düzeyinde Analizi. Namık Kemal Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Tarım Ekonomisi Anabilim Dalı. Doktora Tezi.

7 2009 Yılı Kırmızı Et Sektör Değerlendirme Raporu.

8 2009 Yılı Kırmızı Et Sektör Değerlendirme Raporu.

9 Kavakoğlu H, Okur Y (2014). Kırmızı Et Üretim ve Tüketimi Üzerine Sektör Analizi. Rapor No:3.

10 Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü.

11 Demirkol C (2007). Türkiye’de Kırmızı Et Sektörünün Sanayici ve Tüketici Düzeyinde Analizi. Namık Kemal Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Tarım Ekonomisi Anabilim Dalı. Doktora Tezi.

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

%d blogcu bunu beğendi: