Kokoreç mi, AB mi? Tabi ki Kokoreç!

Kokoreç mi, AB mi? Tabi ki Kokoreç!

Kokoreç mi, AB mi? Tabi ki Kokoreç!

Bir çoğumuz hatırlar, Avrupa Birliği müzakerelerinin had safhada olduğu dönemde en büyük tartışmalarımızdan biri milli yiyeceğimiz olan kokoreçten taviz verip vermeyeceğimizdi. Benim gibi damağına düşkün birçok kişi “Kardeşim! ben kokorecimi Avrupa Birliği’ne kurban etmem, Avrupa beni alacaksa kokorecimle alacak”, “Yemişim Avrupa’yı kim takar onu”, “Kokoreçten vazgeçeceğime Avrupa’dan vazgeçerim” gibi söylemlerde bulundu. Neyse ki Avrupa Birliği bizi birliğine kabul etmedi de öyle bir ikilemin içine düşmekten kurtulduk.

Kokorecin Faydaları ve Olası Tehlikeleri

Avrupa Birliği’nin sembolik yasağı olma kaygısı taşıyan bir ürün olmasının ötesine geçecek olursak; kokoreç için söylenecek şey; protein oranı yüksek, bazı vitaminleri ihtiva eden, kolesterol içeren, yağ oranına sahip, gayet besleyici ve diyette bulunulması gereken bir gıda maddesi. Peki Avrupa Birliğinin sembolik yasaklamasının mahreci ne olabilir sizce? Çokta böyle olağan üstü düşünmeye gerek tabi ki hijyeni! Yani mikrobiyolojik değerleri. Kokorecin ana maddesi ince bağırsak sanıldığı gibi kesim anında mikrobiyal yükü yüksek bir ürün değildir. Lakin kesim sonrası hayvanın savunma mekanizmasının devreden çıkmasından dolayı üreme açık bir alan haline geliyor. Ama yeterli soğutma sağlıklı depolama ile bu üreme kısıtlanıp güvenirliliği korunabiliyor. Bu da bize kokorecin kendisinde bir olumsuzluğun olmadığını olumsuzluğun işlemden kaynaklandığını gösteriyor. Hele birde çoğunun antimikrobiyal özelliği olan zengin baharat ile ısısı homojen yayılmış bir ızgarada hazırlanmış bir kokoreç ise tadına bir şey denilemediği gibi güvenliğine de bir şey denemez.

 

 

Bir Cevap Yazın