Keşfedilmeyi Bekleyen Lezzet (BÜRYAN)

Keşfedilmeyi Bekleyen Lezzet (BÜRYAN)

Keşfedilmeyi Bekleyen Lezzet (BÜRYAN)

Büryanın çıkışı hakkında dilden-dile, kulaktan-kulağa yayılan onlarca efsane mevcut olmakla en çok bilineni ve kabul göreni; Yavuz Sultan Selim Han’ın Safevî seferine giderken Siirt civarında ordusunun cömert bir çobanla karşılaşması hikayesidir. Şöyle ki; iftihar ve sevgi duyduğu Hanın ordusuyla yavaş yavaş ona yaklaştığını gören çoban, bir anda şaşırır, sevinir ve hemencecik bir şey ikram etmek ister.  Hızlıca etrafı kolaçan ederken yakın bir yerde ufak bir çukur görür. Heyecandan hemen bir kuzuyu keser daha önce köz haline getirdiği ateşi çukura taşıyarak kuzunun çukura sığan yarısını yerleştirip çukuru örterek pişmeyi hızlandırır. Han ordusu ile çobana ulaştığında çobanın ikramı hazır hale gelir.

-Han; bu ikrama çok sevinir, çobanla muhabbete başlar. Çobana ikramın ne olduğunu sorar.

-Çoban; Kuzunun yarısını attığı için heyecandan hızlıca “Biyandır” (Bir-Yan) hünkarım der.

-Hanın hoşuna giden bu ürün Biryan olarak adlanmış olur.

Han sefer dönüşü tekrar aynı mevkide biryan ister. Ve Biryan o zamandan itibaren Siirt’in kıymetli ürünü olagelir. Zamanın süregelmesiyle Biryan Büryana dönüşür. Ve bu şekilde Siirt mutfağına bir ürün daha ilave edilmiş olur.

Büryan Nasıl Hazırlanır?

Ama maalesef Hünkar’a sunulma talihi yaşayan bu ürün, yüzyıllar geçmesine rağmen hale doğuş basitliğiyle üretilmeye devam ettiği söylenebilir. Kısaca; Büryan için bir kuzu ikiye bölünüyor. But ve kemikleri ayrılan etler, çengeller ile 2,5 metre derinliğinde bir kuyu içerisinde, askıda kalarak yani direkt ateşe temas etmeden pişirilir. Pişirme işlemi sırasında kuyunun kapağı kapatılarak etrafı üstten hiç hava almayacak şekilde çamurla kaplanır. Akabinde kuyudan çıkarılan etler, üretildiği yere yakın bir alanda servis edilerek bir günü hatta bir öğünü geçmeyecek sürede tüketilir.

Büryan Yatırımcısını Bekliyor

Bir yüzyıl bile ömrü olmayan ürünlerin muhafaza, ambalajlama ve depolama teknikleri gibi ar-ge çalışmaları vasıtasıyla uzun süre depolama imkanı sağlanmışken bir kaç asır ömre sahip olan büryanın bu denli teknolojide halen kabuğunukıramayıp bir lokanta yemeği olmanın ötesine gidememesi çok üzücü bir şey sizce de değil midir?

 

Büryanında Bir fast food, Bir fresh, bir market ürünü olması temennisiyle…. Büryanımızın, Çiğ köftemizin, dönerimizin, kebabımızın ve daha birçok lezzetimizin birer McDonald’s olma temmenisi ile…

 

Bir Cevap Yazın