İnceleme: Gıdalar, Ambalajlar, Silahlar ve Açlar

İnceleme: Gıdalar, Ambalajlar, Silahlar ve Açlar

İnceleme: Gıdalar, Ambalajlar, Silahlar ve Açlar

Son beş altı senedir sürekli gündemimizdedir, GDO, namıdiğer Genetiği Değiştirilmiş Organizma… Kimi araştırmacılar bunun günümüzün zorunluluğu olduğunu söyler kimileri ise insan ırkını yoketmeye, hasta etmeye yeter bir bela olarak görür. “Gıdalar, Ambalajlar, Silahlar ve Açlar” kitabı ikinci grup kategorisine giren bir araştırmacı yazar, Mebruke Bayram tarafından kaleme alınmıştır. Mebruke Bayram şu, çevre, gıda ve tarım ile ilgili konularda araştırmalar yapan aktivist bir yazar…

Gıdalar, Ambalajlar, Silahlar ve Açlar kitabı Hayy Kitap tarafından 2008 yılında basılmıştır. Kitap soframıza gelen birçok gıdanın artık gıda bile sayılıp sayılamayacağı konusunda tartışmlar yapıp gıda baronlarının gerek gıdanın gerçek üreticisi olan köylüleri gereksede tüketiciyi hiç düşünmeyip birincisini açlığa ve zor koşullarda çalışmaya ikinci grubu ise hastalığa ve aldatmaya yönelik neler yaptığını gözler önüne sermektedir.

Yazar, aslında gıdaların insanlar için vazgeçilmez olduklarını biliyor ve dolayısıyla asıl amaç gıdadan uzaklaştırmak olmadığını da dile getiriyor. Asıl amaç gıda sanayisinin masum bir sanayi olmadığı ve hatta ülkeler arası bir silah olarak kullanılabildiği gerçeğini dile getirerek ambalajlardaki gülen yüzlere veya reklamlardaki mutlu inek ve çiftçilere inanmamızı dile getiriyor.

Yemek bulabilen insanlar gıda sanayisinin vahşi ve acımasız yonu yüzünden tansiyon, obezite ve kanser gibi ölümcül hastalıklarla boğuşurken zaten hiç yemek bulamayanda ciddi bir dünya nüfusunun olduğu gerçeğini dile getiriyor. Kitap 8 ana konu etrafında dönüyor;

• Soframızdaki yabancı
• Yeşil kırlardan fabrika-çiftliklere
• Gıda aslında bir silahtır
• Ucube gıdalar
• Merdivenin altı ve üstü
• Kanunlar kimden yana?
• Ayaküstü gıda, ayaküstü yaşam
• “Şimdi gıda egemenliği zamanıdır”

Gıda üretiminde gıdada doğal olarak bulunması gereken içerikler raf ömrü, ekonomi ve başka nedenlerden dolayı çıkarılırken sürekli doğal olmayan koruyucular, renklendiriciler ve tatlandırıcıların içeriği artmaktadır. Baskın kültürlerin yemekleri dünya standardına dönerken yerel mutfaklar ve çeşitlilik yok oluyor.

Gıda’nın silah olduğu ABD’li bakan Earl Bütz tarafından 1974’teki Dünya Gıda Konferansında zaten dile getirilmektedir. Velhasıl kitapta hem gerçek üretici çiftçi ve köylünün yoksulluğa gidişi yazılırken, tüketiciye getirilen gıdaların aslında bir silah işlevi gördüğüde işlenmektedir.

Bir Cevap Yazın