Dünya Çapında Depresyon

Dünya Çapında Depresyon

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 2017’nın Şubat ayında Dünya genelinde depresyon ile ilgili raporunu yayımladı. Rapora göre, dünya genelinde 300 milyondan fazla kişi depresyondan acı çekmektedir. Raporun bazı can alıcı noktaları;

– Depresyon en yaygın zihinsel hastalıklardan biridir. Dünya çapında her yaştan ve cinsiyetten olmak üzere 300 milyondan fazla kişi bundan acı çekmektedir.
– Dünya genelinde engelliliğin en etkin nedenidir ve çoğu hastalığın en önemli tetikçisidir.
– Kadınlar erkeklere oranlara depresyondan daha çok etkilenmiştir.
– Depresyonu engellemenin etkili yolları vardır.

Depresyon 300 milyondan fazla insanın etkilendiği yaygın bir hastalıktır. Depresyon, normal ruh hali dalgalanmalardan ve günlük yaşamdaki zorluklardan dolayı oluşan ve kısa süren duygusal tepkilerden farklıdır. Özellikle uzun süreli devam eden ve şiddetli yoğunlukta olan depresyon ciddi bir sağlık durumu haline gelebilir. Depresyondan etkilenen kişinin işyerinde, okulunda ve ailesindeki hayatının kötüleşmesine neden olabilir. Dünya Sağlık Örgütü depresyonun intihara kadar gidebilecek bir hastalık olduğu üzerinde duruyor.

Yine aynı raporda aslında depresyona karşı etkili yolların olduğu ancak ne yazıkki dünya genelinde depresyondan muzdarip olanların yarısından azının bu yöntemlere başvurduğunu belirtmektedir. Hatta bu oran birçok ülkede yüzde 10’lardan daha aşağıdadır. Sağlık desteği almayı önleyen bazı problemler mevcuttur. Bunların bazıları; kaynak eksikliği, bu konuda yetiştirilmiş sağlık personelinin azlığı ve “zihinsel hastalık” isminden kaynaklanan sosyal utanma gelmektedir. Bu problemler dışında yanlış tanıda etkili sağlık almayı engelleyen diğer bir problem olarak görülmektedir. Bütün gelir düzeyindeki ülkelerde depresyonda olan birçok insana yanlış tanı koyulmakta veya depresyonda olmamasına rağmen depresyon tanısı koyulup antideprasyan ilaçlara yönlendirilmektedirler.

Dünya Sağlık Asamblesi dünya çapında artan bu hastalık için 2013 yılında bir karar alarak bu hastalığa karşı geniş kapsamlı ve koordine bir şekilde mücadele kararı aldı.

Depresyonu tetikleyen faktörler ve korunma yolları

Depresyon, sosyal, psikolojik ve biyolojik faktörlerin karmaşık bir etkileşiminden kaynaklanmaktadır. Olumsuz yaşam olaylarıyla (işsizlik, ölüm, psikolojik travma) karşılaşan kişilerin depresyon geçirme olasılığı daha yüksektir. Depresyon, daha çok stres ve işlev bozukluğuna neden olabilir ve etkilenen kişinin yaşam durumunu ve kötüleştirir.

Depresyon ile fiziksel sağlık arasında karşılıklı ilişki vardır. Örneğin, kardiyovasküler hastalıklar (kalp damar rahatsızlığı) depresyona yol açabilir. Depresyonda aynı şekilde kardiyovasküler hastalıklara yol açabilir.

Önleme programlarının deprasyonun azalmasına katkıda bulunduğu görülmüştür. Çocuklar ve ergenlerde olumlu düşünme modelini geliştirmek için okul tabanlı programlar depresyonu önlemeye yönelik etkin topluluk yaklaşımları arasında sayılabilir. Davranış bozukluğu olan çocukların ebeveynlerine yönelik müdahaleler, ebeveynin depresif belirtilerini azaltabilir ve çocukları için sonuçlarını iyileştirebilir. Yaşlılara yönelik egzersiz programlarıda depresyonun önlenmesinde etkili olabilir.

Teşhis ve Tedavi

Orta ve yüksek şiddetli depresyonların etkili tedavi yöntemleri mevcuttur. Sağlık kuruluşları davranış terabisi, harekete geçirme ve bilişsel davranışçı tedavi gibi bazı psikolojik tedaviler sunabilir. Bireylararası psikoterapi yöntemi ve antidepresyonal ilaçlarda bu yöntemler arasındadır. Ancak sağlık kuruluşları bu ilaçların yan etkileri ve etkileri hakkında hastayı bilgilendirmeleri önemli bir noktadır.

Bu rapor Dünya Sağlık Örgütünün internet sitesinden İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir. Çeviri raporun tamamı olmayıp editöryel değişiklikler mevcuttur. Haberin orjinali için:

http://www.who.int/mediacentre/factsheets/fs369/en/